Deprecated: The called constructor method for WP_Widget class in BW_RecentArticleWidget is deprecated since version 4.3.0! Use __construct() instead. in /home/irkaconsult/public_html/vs/wp-includes/functions.php on line 6078

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/irkaconsult/public_html/vs/wp-includes/functions.php:6078) in /home/irkaconsult/public_html/vs/wp-content/plugins/all-in-one-seo-pack/app/Common/Meta/Robots.php on line 87

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/irkaconsult/public_html/vs/wp-includes/functions.php:6078) in /home/irkaconsult/public_html/vs/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Amerikan Hastanesi | Prof.Dr.Vedat Şar http://irkaconsult.com/vs Psikiyatrist Mon, 19 Dec 2016 13:33:05 +0000 en-US hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.5.8 The Many Faces of Dissociation http://irkaconsult.com/vs/the-many-faces-of-dissociation/ http://irkaconsult.com/vs/the-many-faces-of-dissociation/#respond Tue, 18 Aug 2015 16:03:44 +0000 http://www.vedatsar.com/?p=1411 https://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=1&cad=rja&uact=8&ved=0CBsQFjAAahUKEwjSlcrogLPHAhUB3SwKHfb3ASk&url=http%3A%2F%2Fwww.ncbi.nlm.nih.gov%2Fpmc%2Farticles%2FPMC4293161%2F&ei=L1fTVZLCBoG6swH274fIAg&usg=AFQjCNEQ1-q5zuebzq0SQVdmfSxIMn46Aw&sig2=HxJMwC1rj1k_9e1n1VdlAg

The post The Many Faces of Dissociation first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
https://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=1&cad=rja&uact=8&ved=0CBsQFjAAahUKEwjSlcrogLPHAhUB3SwKHfb3ASk&url=http%3A%2F%2Fwww.ncbi.nlm.nih.gov%2Fpmc%2Farticles%2FPMC4293161%2F&ei=L1fTVZLCBoG6swH274fIAg&usg=AFQjCNEQ1-q5zuebzq0SQVdmfSxIMn46Aw&sig2=HxJMwC1rj1k_9e1n1VdlAg

The post The Many Faces of Dissociation first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
http://irkaconsult.com/vs/the-many-faces-of-dissociation/feed/ 0
Developmental (Complex) Trauma and DSM-5 http://irkaconsult.com/vs/developmental-complex-trauma-and-dsm-5/ http://irkaconsult.com/vs/developmental-complex-trauma-and-dsm-5/#respond Sat, 15 Aug 2015 07:02:28 +0000 http://www.vedatsar.com/?p=1407 http://www.ejpt.net/index.php/ejpt/article/view/5622

The post Developmental (Complex) Trauma and DSM-5 first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
http://www.ejpt.net/index.php/ejpt/article/view/5622

The post Developmental (Complex) Trauma and DSM-5 first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
http://irkaconsult.com/vs/developmental-complex-trauma-and-dsm-5/feed/ 0
Dissosiyatif depresyon http://irkaconsult.com/vs/dissosiyatif-depresyon/ http://irkaconsult.com/vs/dissosiyatif-depresyon/#respond Sun, 02 Aug 2015 14:46:21 +0000 http://www.vedatsar.com/?p=1399 JPCPY-03-00128_Final Proof

The post Dissosiyatif depresyon first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
JPCPY-03-00128_Final Proof

The post Dissosiyatif depresyon first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
http://irkaconsult.com/vs/dissosiyatif-depresyon/feed/ 0
Psikiyatri Ders Notları http://irkaconsult.com/vs/psikiyatri-ders-notlari/ http://irkaconsult.com/vs/psikiyatri-ders-notlari/#respond Thu, 20 Feb 2014 13:45:50 +0000 http://www.vedatsar.com/?p=1098 Sevgili Öğrencilerimiz, Istanbul Tıp Fakültesi 5. yıl psikiyatri stajyerleri için hazırlanmış olan bu notlar sizlere kolaylık olması amacını gütmektedir. Konunun tam olarak anlaşılması ve sindirilmesi ancak derse katılım ile olanaklıdır. Psikiyatrinin büyüleyici dünyasının ilginizi çekeceğini umuyor ve öğrenecekleriniz her ne kadar ilgi çekici konular da olsa, tıbbın bir çok dalı gibi, psikiyatride de acı çeken

The post Psikiyatri Ders Notları first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
Sevgili Öğrencilerimiz,

Istanbul Tıp Fakültesi 5. yıl psikiyatri stajyerleri için hazırlanmış olan bu notlar sizlere kolaylık olması amacını gütmektedir. Konunun tam olarak anlaşılması ve sindirilmesi ancak derse katılım ile olanaklıdır.

Psikiyatrinin büyüleyici dünyasının ilginizi çekeceğini umuyor ve öğrenecekleriniz her ne kadar ilgi çekici konular da olsa, tıbbın bir çok dalı gibi, psikiyatride de acı çeken insanlarla yüz yüze olduğumuzu unutmamanızı diliyoruz. Bir çok psikiyatri hastası toplum içersindeki her hangi bir kişiden daha duyarlı ve samimidir, toplumda görmeye alışık olduğunuz bir çok ‘kötü’ insana psikiyatri hastaları arasında rastlamazsınız.

Psikiyatriyi tıbbın marjinal bir alanı sanmayınız. En azından bir kuşakta bir psikiyatrik probleme rastlanmayan hemen hemen hiç bir aile yoktur. Toplum içersinde rastlanan psikiyatrik durumlar psikiyatriye başvuranların oranının çok üzerindedir. Psikiyatride görecekleriniz, bir çoklarının sandığının aksine, olağandışı ve hiç bir zaman başımıza gelmeyecek, bizden uzak şeyler değildir.

The post Psikiyatri Ders Notları first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
http://irkaconsult.com/vs/psikiyatri-ders-notlari/feed/ 0
EMDR ile Psikoterapi http://irkaconsult.com/vs/emdr-psikoterapi/ http://irkaconsult.com/vs/emdr-psikoterapi/#respond Thu, 20 Feb 2014 13:25:15 +0000 http://www.vedatsar.com/?p=1089 Son yıllarda geliştirilen özgül psikoterapi tekniklerinden biri de kısaca EMDR olarak adlandırılan ve travmatik yaşantılarla ilgili genellikle olumsuz duygu ve düşünceleri zihinde yeniden işlemden geçirmeye dayanan bir yöntemdir. Göz Hareketleri Eşliğinde Duyarsızlaştırma ve Yeniden Proses Etme adını taşıyan bu teknik kısaca Ingilizce adının baş harfleri (Eye Movement Desensitization and Reprocessing) ile anılmaktadır. Kaliforniyalı bir psikolog olan Francine Shapiro tafarından

The post EMDR ile Psikoterapi first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
Son yıllarda geliştirilen özgül psikoterapi tekniklerinden biri de kısaca EMDR olarak adlandırılan ve travmatik yaşantılarla ilgili genellikle olumsuz duygu ve düşünceleri zihinde yeniden işlemden geçirmeye dayanan bir yöntemdir. Göz Hareketleri Eşliğinde Duyarsızlaştırma ve Yeniden Proses Etme adını taşıyan bu teknik kısaca Ingilizce adının baş harfleri (Eye Movement Desensitization and Reprocessing) ile anılmaktadır. Kaliforniyalı bir psikolog olan Francine Shapiro tafarından 1987 yılından bu yana geliştirilmiştir.

 Halen bir çok ülkede binlerce terapist tarafından başarı ile kullanılmaktadır. Bu standart yöntem, travmatik yaşantılara uğrama sonucunda genellikle bellekte dağınık bir biçimde kalan anıları birleştirme, gözden geçirme ve kişinin kendine verdiği değer duygusundaki azalmayı yeniden zihin süzgeçinden geçirme olanağını veren bir yaklaşımdır. Bu teknik psikodinamik ve davranışsal yöntemleri özgün biçimde birlikte kullanmaktadır. Ancak tüm bu yöntemlerden daha hızlı biçimde olumlu sonuç alınabilmektedir.

EMDR sırasında beynin bilateral olarak uyarılmasının niçin psikoterapiyi kolaylaştırdığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak, tedavide asıl etkiyi yapanın göz hareketlerinden çok uygulanan görüşme protokolü olduğu düşünülebilir. Bilateral uyartının işlemi kolaylaştırıcı, inhibisyonları ve anksiyeteyi azaltıcı etkileri olduğu gözlenmektedir.

Günümüze dek EMDR nin etkinliği konusunda 13 tane kontrollü çalışma yapılmış ve travma sonrası stres bozukluklarında etkili bir yöntem olduğu anlaşılmıştır (1). 61 kontrollü tedavi çalışmasının incelendiği bir metaanaliz çalışmasında (2) 6 değişik teknik arasında EMDR ve davranış tedavisi eşit derecede etkili bulunmuş, fakat EMDR nin daha kısa sürede aynı tedavi sonucuna ulaştığı saptanmıştır.

 Kimlere Uygulanır?

Travmatik yaşam deneyimlerine bağlı ruhsal bozukluklarda endikedir. Ancak bir ruhsal bozukluğun travmatik kökeni olup olmadığının saptanması konunun uzmanı olmayan için kolay değildir. Travma sonrası stres bozukluğu gibi açık ve tipik durumlar dışında bir çok kişi bu gibi yaşam deneyimlerini yol açtığı sıkıntı, utanç, suçluluk duygusu ve psikiyatristten çekinme gibi nedenlerle anlatmaktan kaçınır. Ya da onların travmatik deneyimler olarak iç dünyasında yarattığı etkinin tam olarak farkında değildir.

Onun yerine klinik tabloya tedaviye dirençli depresyon, sınırda kişilik bozukluğu belirtileri, dissosiyatif bozukluk,bsomatizasyon, konversiyon bozukluğu, fobik bozukluk, panik nöbetleri,yeme bozukluğu, madde bağımlılığı, narsistik kişilik özellikleri, bağımlı kişilik özellikleri gibi çok çeşitli sendromlar egemen olur. Kimi zaman ise hipertansiyon, deri hastalıkları, kolit gibi psikosomatik hastalıklar ortaya çıkar. Ancak bu tabloların arkasında travma kökeninin belirlenmesi özgül psikoterapiyi olanaklı kılar.

Travmatik etken uzun yıllar önce gerçekleşmiş olabileceği gibi EMDR son bir kaç ay içersinde gerçekleşmiş olaylar nedeni ile koruyucu olarak da kullanılabilir.

Bazı durumlarda EMDR uygulanmaz. Akut psikotik bozukluklar, organik beyin sendromu bunlar arasındadır. Hastanın travmatik olaylarla ilgili duygularına tahammül edemeyecek kadar zayıf ve instabil olması halinde de EMDR uygulanmaz. Heyecanlanmanın olumsuz etkisi nedeniyle instabil koroner kalb hastalığı, dekompanse hipertansiyon gibi durumlar sorun yaratabilir. Dekolman tehdidi gibi bazı göz hastalıklarında ardısıra göz hareketleri yapılması sakıncalı olabilir; ancak bu gibi kişilerde EMDR dokunsal ya da işitsel uyartılar kullanılarak yürütülebilir.

Travmatik Yaşantılar Nelerdir?

Bu gibi durumlar erişkinlik yaşamında karşılaşılan tekil olaylar olabileceği gibi (koca dayağı, aşağılanma, trafik kazası, deprem, fiziksel hastalık geçirme, savaş koşullarında bulunma vb.) daha karmaşık travmatik olaylar da olabilir: Çocukluk çağında dövülme, aşağılanma, cinsel tacize maruz kalma, ana baba arası geçimsizliğe tanık olma, anne ya da babanın hastalığına tanık olma gibi. Travmatik olayı kısa süre önce geçirmiş kişilerde de koruyucu amaçla kullanılabilir. Kişinin geçmişindeki travmatik olayların farkedilebilmesi için psikiyatristin bu gibi bilgileri dinlemeye açık olduğunu belli etmesi önemlidir.

Çoğu kişi utanma, psikiyatristin katı muamelesinden çekinme, anlayış görmeyeceğini düşünme ya da yeniden travmatize olmaktan korkma gibi nedenlerle bu bilgileri ilk aşamada vermeyebilmektedir. Ancak psikiyatriste düzenli devam edildiğinde ve sabırla beklendiğinde hastanın güven duymaya başlamasına koşut olarak tedavide yararlı olabilecek bu gibi bilgiler paylaşılabilmektedir.

 Kim EMDR Tedavisini Uygulayabilir?

 EMDR psikoterapist olan kişilerce uygulanabilir. Ancak Uluslararası EMDR Enstitüsü denetiminde yetkili enstitülerce verilmiş uygulamalı ve kuramsal kurslara katılım ve diploma alma gereklidir. Ayrıca, psikoterapist tedaviyi uyguladığı kişideki psikiyatrik bozukluk konusunda bilgili ve deneyimli olmalıdır. Özellikle dissosiyatif bozukluklar konuyu bilmeyen profesyoneller için EMDR tedavisi sırasında sorunlara yol açar.

Uygulama Nasıl Yapılmaktadır?

Çalışma genellikle 5-10 görüşme sürmektedir. Ancak 1-2 görüşme ile çarpıcı derecede iyi sonuçlar alındığı dahi görülmektedir. Tedavi sekiz evreden oluşur: Anamnez alma ve tedavinin planlanması, hastanın stabilize edilmesi ve hazırlanması, travmanın değerlendirilmesi, duyarsızlaştırma ve proses etme, olumlu düşünceyi pekiştirme, bedendeki duyuların gözden geçirilmesi, kapanış, ve kontrol muayeneleri. Bu sekiz evrenin hepsi yapılmadığında tedavi eksik kalabilir.

Yöntemin İşleme Biçimi

Her travmatik olay kişinin zihninde travmayla ilgili bir network oluşturur. Bu network anılar, düşünceler, duygular, ve çeşitli davranış eğilimlerinden oluştur. Psikoterapide bu networke nasıl nüfuz edileceği araştırılır. Bu network üzerinde EMDR tedavisi sırasında çalışılacak ve değişiklik yapılacaktır. 

Bu networke giriş için bir travmatik anı ele alınır. Bu anı kişinin gözönüne getirdiği bir sahne, bu sahne ile ilgili olumsuz bir düşünce (genellikle kişinin kendine verdiği değeri azaltan nitelikte bir düşüncedir) ve bedende hissedilen bir duygudan oluşur.

Duyarsızlaştırma ve proses etme evresinde böyle bir anı zihne getirilir ve onunla ilgili çeşitli duygu parçacıkları ve anı parçacıkları uyandırılır. Görüşme sırasında her kısa bölümden sonra kişinin terapistin parmağını izlemesi yolu ile 15-20 kez iki yana bakması istenir. Bu bilateral uyartı verme işlemidir.İşitsel veya taktil uyartılarla da aynı işlem yapılabilir. Bunu izleyen dakikalarda kişinin zihninde enformasyon işleme sistemi bazı tepkiler üretir.

Travmatik anı silikleşebilir, bir çağrışımlar dizisi ortaya çıkabilir (düşünce ya da imgeler üzerinden olabilir), bir duygu boşalması (abreaksiyon) oluşabilir . Anıların yoğun biçimde hücum etmesi ya da blokaj gibi süreci güçleştiren tepkiler de olabilir. Bütün bu süreçler sonrasında anının yol açtığı gerilim giderek zayıflar. Bu gerilim tamamen kalktıktan sonra anı ile ilgili olarak arzu edilen bir olumlu düşünce üzerinde çalışılır. Aynı prosedürü olumlu düşünce kalıbı üzerinde de tamamlanmasından sonra bedende hissedilen duygular taranır ve onlarla ilgili çağrışımlar da incelenir. 

Bu prosedür geçmişteki anılar, şimdiki ve gelecekteki olası durumlar için de yapılabilir. Genellikle, birkaç anı üzerinde çalışılması yeterli olmakta, bu sırada elde edilen iyilik hali jeneralize olmaktadır. Her görüşmenin ilk ve son bölümlerinde o gün ele alınan materyalle ilgili olarak hastayla tartışma yapılması yararlıdır. Böylece o gün elde edilen bilginin unutulması ya da zihinden silinmesi önlenmiş olur.

KAYNAKLAR

1) Hofmann A: EMDR in der Therapie psychotraumatischer Belastungssyndrome.
Thieme Verlag, Stuttgart,1999.
2) van Etten M ve Taylor S:Comparatve efficacy of treatments for posttraumatic stress disorder: a metaanalysis.Clinical Psychology and Psychotherapy. 5:126-144,1998.

The post EMDR ile Psikoterapi first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
http://irkaconsult.com/vs/emdr-psikoterapi/feed/ 0
Travma ve Dissosiyasyon Nedir? http://irkaconsult.com/vs/travma-ve-dissosiyasyon-nedir/ http://irkaconsult.com/vs/travma-ve-dissosiyasyon-nedir/#respond Mon, 10 Feb 2014 11:07:02 +0000 http://www.vedatsar.com/?p=1075 Kişinin başından geçen olayların yarattığı stres onun dayanabilme gücünü aştığında ruhsal travma yaşantısı ortaya çıkar. Dolayısı ile aynı olay değişik kişilerde travma etkisi yapabilir ya da yapmayabilir. Psikiyatride tüm ruhsal bozukluklar travma ile ilgili olanlar ve olmayanlar biçiminde ikiye ayrılabilir. Bilinen ruhsal bozukluklar içersinde bazıları büyük oranda travma etkisi ile oluşanlar bulunduğu gibi, ağırlıklı olarak bünyesel (biyolojik-genetik)

The post Travma ve Dissosiyasyon Nedir? first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
Kişinin başından geçen olayların yarattığı stres onun dayanabilme gücünü aştığında ruhsal travma yaşantısı ortaya çıkar. Dolayısı ile aynı olay değişik kişilerde travma etkisi yapabilir ya da yapmayabilir. Psikiyatride tüm ruhsal bozukluklar travma ile ilgili olanlar ve olmayanlar biçiminde ikiye ayrılabilir. Bilinen ruhsal bozukluklar içersinde bazıları büyük oranda travma etkisi ile oluşanlar bulunduğu gibi, ağırlıklı olarak bünyesel (biyolojik-genetik) etkenlerle oluşan bozukluklarda da travmanın ikinci dereceden de olsa bir rolü bulunabilir.

Ruhsal travma doğal afet, trafik kazası, hastalık, ölüm gibi nedenlerle olabileceği gibi insanın insana yaptığı kötülük nedeniyle de oluşabilir. Çocuklukta olan ve uzun süre devam eden travmalar, özellikle ailelerin çocuk yetiştirmede yol açtığı olumsuzluklar erişkinlikte de izleri görülen kronik ruhsal bozukluklara yol açabilir. Erişkinlikte yaşanan travmalar ise daha sınırlı bir etki yaratırlar, ancak kişinin daha önceki yaşam öyküsüne bağlı olarak kronikleşen reaksiyonları da başlatabilirler.

Ruhsal travma kişinin ruhsal dünyasında iç çelişkilere, sık duygusal oynamalara, birbirine karşıt düşünce biçimleri arasında gidip gelmeye, travma ile ilgili konuları zihinden uzaklaştırma çabalarına, kimi zaman da olayla ilgili konuları aşırı derecede düşünmeye, bu gibi duygulardan uzak kalma çabası içersinde duygularını ve yaşamını aşırı kısıtlamaya ve daraltmaya da götürebilir.

Ruhsal dünyamızdaki iç uyum ve harmoninin kaybına genel olarak sağlıksız dissosiyasyon adını vermekteyiz. Dissosiyasyon sözcük olarak ayrılma, bölünme, kopma, çözülme gibi anlamlar taşır. Psikolojik açıdan ise kişinin zihninde yer alan duygu,düşünce, anı ve benzeri içerikleri geçici olarak kompartımanlaştırması, bir kenara koyması anlamına gelen bir mekanizmadır. Bu mekanizma aşırı ölçüde olduğunda kişininruhsal bütünlüğü tehdit altına girer.

Dissosiyatif bozukluk belirtileri nelerdir?

Özellikle çocukluk çağında yaşanan, çok sayıda ve tekrarlayan ruhsal travma oldukça sık görülen dissosiyatif bozukluklara yol açabildiği gibi başka ruhsal bozukluklarda da ek olarak dissosiyatif özelliklerin görülmesine neden olabilir. Dissosiyatif bozukluğu olanlarda kronik ve ilaçlara yanıt vermeyen depresyon görülür. Kişi zaman zaman ruhen açılsa da tam mutlu olamaz, kendisini sık sık üzgün hisseder.

Bazı kişilerde organik neden bulunamayan bedensel yakınmalar, baygınlık nöbetleri, öfke krizleri, intihar düşünceleri, gün içersinde hatırlayamadığı davranış ve zaman dilimleri olması gibi belirtiler görülebilir. Kimilerinde ise şizofreni olmadığı halde, kafasının içersinde tartışan kendisine ait ya da yabancı sesler duyabilir. Bu gibi durumlar yanlış olarak depresyon, şizofreni, ya da ‘borderline’ kişilik bozukluğu sanılabilir. Ancak bu hastalıklara ait tedavilerle sonuç alınamaması uyarıcı olmalıdır.

Gençlerde ve çocuklarda dissosiyasyon

Dissosiyatif bozukluklara gençler arasında çok rastlanır. Çocuklarda da görülür. Çocuk yaşta tedavisi daha kolaydır. Özellikle öfkepatlamaları, evde ya da arkadaşları arasında şiddet kullanma, bazı söz ya da davranışlarını hatırlamama ve bu nedenle yalan söylüyor gibi görünme, ders başarısında nedeni anlaşılamayan dalgalanmalar olması, kimi zaman keyfi yerinde görünürken zaman zaman öfkeli, üzgün ruh hallerine kapılma en sık görülen belirtiler arasındadır.

Cinsel konularda fütursuz davranma, uyuşturucu madde kullanma, intihar girişimi, kendi bedenine zarar verme gibi davranışlar olabilir. Özellikle tedavisiz kalan vakalarda bu gibi yönlere sapma daha fazla görülür. Evde dissosiyatif durumu olan bir çocuk ya da gencin varlığı anababa ve tüm aile için de çok zor bir durumdur, bir çok anababanın evliliği bu nedenle sarsılır.

Dissosiyatif bozukluk olan durumlarda hemen her zaman 10 yaş öncesinden başlayarak çocukluk çağında olumsuz yaşam deneyimlerine rastlanır. Bunlar kimi zaman sıklıkla dövülme, aşırı derecede eleştiriye uğramış olma, cinsel taciz, ya da ihmale uğramış olma gibi bariz travmatik olaylardır. Ancak vakaların bir çoğunda ilk bakışta bu tür olaylar görülmese de (‘Görünürde Normal Aile’ ) anababa tutumlarında dissosiyatif bozukluk yaratan kimi özelliklere rastlanır. Görünürde travmatik yaşantılar olmasa da model ('cici') çocuk olma yönünde aşırı baskı ya da aşırı derecede şımartma gibi etkenler de benzeri olumsuz sonuçlar yaratabilmektedir.

Çocuğun küçük olduğu yaşlarda anne baba arasında sık olarak aşırı tartışmalar cereyan etmesi, anne ya da babanın çocukla ilişkilerinde farketmeden çift (çelişkili) mesaj kullanmaları, aile içi gizli cepheleşme, aile içinde sahte uyum gibi ilk bakışta dikkati çekmeyen fakat yakından tanımakla anlaşılan travmatik etkenler bulunur.

Dissosiyatif Aile

Bazı ailelerde küçük ya da büyük sırlar olur. Ailede yaşanan kimi olaylar görmezden gelinir. Kimi aile bireyleri,özellikle anababalar bazı olaylardaki sorumluluklarını algılamak istemezler,çünkü bu suçluluk duygusu yaratır. Buna karşılık kişilerin bazı gerçekleri kendilerinden bile saklamaları bazan ailede bir kişiyi günah keçisi haline getirir, o bir çok duyguyu diğerleri adına da yaşar.

Bu nedenle, dissosiyatif ailelerde çoğu zaman bir kişi (bazan evdeki çocuk ya da genç) ruhsal sorunlar yaşarken diğerleri normal görünürler. Psikiyatristin görevi böyle durumlarda tüm aileyi ele alarak bir kişilik hasta konumunu taşımak zorunda kalan bireyi sağlıklı duruma çekmektir. Bu yaklaşım genellikle hem o bireye hem de ailenin bütününe yararlı olur. Özellikle çocuk ve gençlik psikiyatrisinde bu tür durumlara daha sıklıkla rastlanır.

 Normal dissosiyasyon var mıdır?

Gündelik yaşamda en sık rastlanan dissosiyasyon bazı yaşam gerçeklerinin görmezden gelinmesidir. Bu bir tür yanılsamadır. Örneğin genellikle uzun yaşayacağımızı düşünür, gelecekle ilgili planlar yaparız. Ancak aslında bu bir yanılsamadır, çünkü insan hayatı pek çok nedenle beklenenden once son bulabilir. Nitekim, bu tür olaylar travma etkisi yapabilir, kişinin uzun yaşama yanılsamasını sarsar, onu dezillüzyonize eder, hayal kırıklığına sokar.Yine gündelik yaşamla ve topluma uyumla bağdaşmayan pek çok duygumuzu dissosiye ederiz (örneğin öfke, korku vb.).

 Bu tutum toplum düzeninin ayakta kalmasını sağlar, ama çoğu kişinin pek çok şeyi içine atmasına neden olur. Öyle ki, duygudan yana kısıtlı, ‘görünürde normal kişiliğiyle’ yaşamasına neden olur. Bireysel varoluşumuz tehdit altına girdiğinde ise bu duygular harekete geçer, kimi zaman da bu patlama beklenenden aşırı biçimde olur. Gündelik yaşamın minor travmatik yaşantıları çoğu kişiyi az da olsaduygudan yana kısıtlı bir görünürde normallik ile aşırı duygusallık arasında git-gel içersine sokar.

Dissosiyatif bozukluklar nasıl tedavi edilir?

Dissosiyatif bozukluklar bir ilaç tedavisinin henüz bulunmadığı tek psikiyatrik bozukluk grubudur. Serotonerjik antidepresanlardan yararlanılabilir, ancak etkisi sınırlıdır. Tek yararlı tedavi yöntemi psikoterapidir, psikoterapi ile tam iyileşme olanağı vardır. Prof.Dr.Vedat Şar yönetimindeki Istanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Klinik Psikoterapi Birimi’nde, son on yıl içersinde pek çok hasta tam iyiliknoktasına dek tedavi edilmiş ve iyilik durumlarını yıllar boyu koruyabilmişlerdir.

Dissosiyasyonun psikoterapisi ancak bu konuyu bilen terapistler tarafından yapılabilir. İyi yapılmayan psikoterapi yıllar da sürse sonuç vermez ve kişinin yardım alma umudunu ve terapiste güvenini körelttiğinden sonraki müdaheleleri de güçleştirir.

The post Travma ve Dissosiyasyon Nedir? first appeared on Prof.Dr.Vedat Şar.]]>
http://irkaconsult.com/vs/travma-ve-dissosiyasyon-nedir/feed/ 0